Salgın Hastalıklar ve Dezenfeksiyon
DEZENFEKSİYON
Cansız ortamda bulunan hastalık yapıcı ( patojen ) tüm mikroorganizmalardan arındırılması işlemidir. Tam bir dezenfeksiyon için; ortamdaki sporlu bakteriler hariç diğer tüm patojen mikroorganizmanın ölmesi ve virüslerin aktivasyonlarının engellenmesi gerekmektedir.
Dünyamızın her noktasını diğer canlılarla paylaşıyoruz. Bunların arasında mikroskobik ölçekte olan bakteriler, mikroplar ve virüslerde var. Yaşam alanlarımızı bu mikroskobik canlılardan temizlemek için dezenfeksiyon işlemi yapılması, sağlıklı bir dezenfeksiyon için ise işlemin profesyonel
Kişiler tarafından yapılması gerekmektedir.
- Ev Dezenfeksiyonu -- Apartman Dezenfeksiyonu -- Site Dezenfeksiyonu -- İş yeri dezenfeksiyonu --- Fabrika Dezenfeksiyonu -- Araç Dezenfeksiyonu -- Otel Dezenfeksiyonu
- Dükkan Dezenfeksiyonu -- Okul Dezenfeksiiyonu
KORONAVİRÜS ( COVID-19 )
Yeni Koronavirüs (COVID-19), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde 2019’un Aralık ayı sonlarında ateş, öksürük, nefes darlığı gibi solunum yolu enfeksiyonu belirtileri gösteren bir grup hastada ortaya çıkan ve yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür.
Bulaşıcı olan COVID-19 virüsünün SARS (2002) ve MERS (2012) gibi Koronavirüs ailesinden olduğu anlaşılmıştır.
Yeni Koronavirüs (COVID-19) nasıl bulaşır?
Hasta kişilerin öksürme veya hapşırmayla ortaya saçtığı damlacıkların doğrudan veya dokunma yoluyla ortamdaki diğer bireylerin ağız, burun ve gözlerine teması ile bulaşır.
COVID-19, farklı kişileri farklı şekillerde etkilemektedir. Enfekte kişilerin çoğu, hafif ila orta düzeyde semptomlar geliştirmekte ve hastaneye kaldırılmadan iyileşmektedir.
En yaygın semptomlar:
-ateş
-kuru öksürük
-yorgunluk
daha seyrek görülen semptomlar:
ağrı ve sızı
boğaz ağrısı
ishal
konjunktivit
baş ağrısı
ltat alma veya koku duyusunun kaybı
ciltte döküntü ya da el veya ayak parmaklarında renk değişimi
Yeni Koronavirüs’ten (COVID-19) nasıl korunuruz?
- Ellerimizi sık sık ve sabun ile en az 20 saniye boyunca yıkamalıyız.
- Soğuk algınlığı ve grip benzeri belirtileri olan kişilerle 1 metreden yakın temastan kaçınmalıyız.
- Öksürme ve hapşırma esnasında burun ve ağzımızı kâğıt mendil veya dirsek içimizi kullanarak kapatmalı, her kullanımdan sonra mendilimizi çöpe atmalıyız.
- Ateş, öksürük ve nefes almada zorluk gibi şikâyetlerimiz varsa hemen doktora başvurmalıyız. Bu belirtileri gösteriyorsak doktorun önerisine göre hareket etmeli ve seyahatlerimizi ertelemeliyiz.
- Seyahat sırasında yüz maskesi takmalı; göz, burun ve ağzımıza dokunmamalıyız.
- Maskemizi nemlendiğini hissettiğimizde çıkarıp çöpe atmalı ve yeni bir maske takmalıyız.
- Bulaşıcı hastalıklar bağışıklık sistemi zayıf insanları daha fazla etkiler. Bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak için sağlıklı beslenmeli, uykumuza özen göstermeli ve sigara içmemeliyiz.
Olabildiğince kalabalık ortamlardan uzak durmalıyız. Kapalı ortamlarda bulunuyorsak bulunduğumuz ortamı sık sık havalandırmalıyız.
1-) Antoninus (Galen) salgını M.S 165-180
MS 165-180 yılları arasında Roma İmparatorluğu'nda yaşanmış olan ve doğu seferlerinden dönen askerler tarafından getirilmiş salgın bir hastalık olan Antoninus vebası günde 2 bin kişinin ölümüne neden olmuş bilinen ilk büyük veba salgınlarından biri.
Araştırmacılar yaşanan hastalığın çiçek ya da kızamık olduğundan şüphelenmiş olsa da gerçek sebebi hala belirsizliğini koruyor. Salgın, Roma İmparatorları Lucius Verus ve Marcus Aurelius Antoninus'un da hayatını kaybetmesine sebep olurken imparatorluk toplam nüfusunun yüzde 30'unu yitirmişti.
2-) Kara Veba ( Kara Ölüm ) 1351-1347
Yersina pestis adlı bakterinin yol açtığı veba salgını 1347-1351 yılları arasında Avrupa’da çok büyük yıkıma yol açmıştır. Avrupa nüfusunun üçte birine denk gelen 75 ila 100 milyon arasında insanı öldürdüğü tahmin edilmektedir.
3-) Kolera 19.YY
Vibrio cholerae adlı bakterinin sebep olduğu hastalık, 1817’de Japonya’da, 1826’da Moskova’da, 1831’de Berlin’de, Paris’te ve Londra’da salgınlar yaptı. 1912-13 Balkan Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğunda görülmüştür.
4-) İspanyol Gribi 1918
H1N1 virüsünün ölümcül bir alt türünün yol açtığı grip salgınıdır. COVİD-19 gibi İspanyol gribide bir üst solunum enfeksiyonu ( SARS ) hastalığına yol açıyordu. Aralarındaki en büyük fark İspanyol Gribinin 20 ila 40 yaş arasını tehdit etmesiydi.
20. yüzyılın başlarında 1918-1920 yılları arasında yaşanmıştır. Dünya nüfusunun 2 milyardan az olduğu bu dönemde dünya nüfusunun üçte biri bu hastalığa yakalanmış ve yaklaşık 50 milyon kişinin ölümüne yol açmıştır. Birinci Dünya Savaşıyla aynı dönemde olan bu salgın savaştan daha fazla insanın ölümüne yol açmıştır.
5-) Viral Kanamalı Ateş Salgını 1545-1548
Meksika’da ortaya çıkan bu hastalık tahminen 5 ile 15 milyon insanın ölümüne sebep olmuştur.
6-) Çiçek Hastalığı
Variola majör ve Variola minör olmak üzere iki tipi vardır. Her yaş ve cinste görülebilmekle birlikte çocuklarda daha sık görülmektedir. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan, ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık olan çiçek hastalığı tarihte en çok ölüme yol açan hastalıklardan biridir. Hastalığa yakalanan her on kişiden üçü ölmüştür. 20. Yy’da yaklaşık 300 milyon kişinin ölümüne neden oldu.
7-) Tifüs Salgını
Birinci Dünya Savaşı sırasında Tifüs bakterisini taşıyan bitlerin neden olduğu salgındır. Sadece Sovyetler Birliği ülkelerinde 3 milyona yakın insanın hayatını kaybetmesine sebep olmuştur.